Expressweld

TOSB, 2.Cd. No:5, şekerpınar, Çayırova,, Kocaeli ,Türkiye

Detaylar

Expressweld

Her geçen gün ağırlaşan rekabet koşulları nedeniyle maliyetlerin kontrolü, üreticiler için daha çok önem kazanmaktadır. Hiç süphesiz üretim maliyetlerinin azaltılması için enerjinin verimli kullanımı ile daha az enerji tüketen makine ve ekipmanlar da daha çok tercih edilmektedir. Normalde şebeke veya jeneratörlerden elektrik enerjisi “alternatif akım (AC)” olarak elde edilir ve bu AC akımın frekansı 50 Hz’dir. Fakat teknolojinin gelişmesi ve elektronik cihazların daha çok hayatımıza girmesi ile yarı iletken ürünler (diyot, tristör, transistör, MOSFET, IGBT, vb.) cihazlarda daha çok kullanılmaya başlamıştır.

Yarı iletken elemanlar, şebeke gerilimindeki dalganın şeklinde bozulmalar meydana getirirler. Teknik dilde bunun ifadesi ise, “artık dalganın şeklinin sinüs olmaması ve harmoniklerin oluşmasıdır”. Kaynak makinelerinde de yarı iletken devre elemanları kullanıldığı için şebekeden çekilen akımda yine bozulmalar (harmonikler) oluşur. Harmonikli akımlar, sistemin analizi sonrasında ya uygun bir filtre (kompanzasyon) veya aktif PFC tekniğiyle azaltılabilir. Elektrikli makineler, şebekeden görünür güç olarak adlandırılan gücü çeker. Görünür güç, makinanın iş yapmak için kullandığı Aktif Güç ile kullanılmayan, şebekede kirliliğe neden olan reaktif gücün toplamından oluşur. Yani, tüketicilerin elektrik faturalarına, kullandıkları ‘’aktif güç’’ bedeliyle birlikte, kullanmadıkları ama şebekeden çektikleri Reaktif Güç Bedeli de yansır. Dolayısıyla, kullanılmayan elektriğin de parası ödenir.

Tüketicinin, ihtiyacı olan enerjiden fazlasını çekmesi kanun ve yönetmeliklerle sınırlandırılmış, bunun için bazı önlemler getirilmiştir. Bu önlemlerin en önemlisi de; tüketicilerin işletmelerindeki makineler harmonikli akım çekiyorsa kompanzasyon sistemi kurmak zorunda olmalarıdır. Tüketicinin işletmesinde uygun kompanzasyon sistemi bulunmuyor ise, harmonikler nedeniyle reaktif enerji/gücün miktarı yüksek olur. Sonuçta, kullanılan aktif enerji bedelinin yanı sıra kullanılmayan ve altyapı maliyetlerini arttıran fazla enerji (reaktif) kadar ceza ödenmektedir.

Yukarıda açıklanan teoriyi, bir kaynak makinesi örneğine uygularsak aşağıdaki çarpıcı sonuçlar elde edilmektedir. Şebekeden aynı Aktif Güç ihtiyacı olan ama birinde PFC teknolojisi kullanılmış, diğerinde kullanılmamış iki kaynak makinesi arasındaki farklar tabloda görülmektedir:

PFC teknolojisinin kullanıldığı 2. kaynak makinesinde, Reaktif Güç yaklaşık % 86, ihtiyaç duyulan Görünür Güç ise % 30 azalmaktadır.

 Kaynak Makinesi
1
Kaynak Makinesi 
2
AKTİF GÜÇ10 kW10 kW
GÜÇ FAKTÖRÜ (PFC)0,70,99
GÖRÜNÜR GÜÇ14,3 kVA10,1 kVA
REAKTİF GÜÇ10,3 kVAr1,4 kVAr

PFC TEKNOLOJİSİNİN FAYDALARI

PFC teknolojisinin enerji verimliliğiyle birlikte sürdürülebilir kalkınmaya da birçok katkısı bulunmaktadır.

Makine tarafından kullanılmadığı halde şebekeden çekilen harmonik akımlar, iletim ve dağıtım hatlarındaki kabloların ve trafoların aşırı ısınmasına neden olur. Aşırı ısınmanın ortadan kalkması için gerektiğinden daha kalın kablo ve daha yüksek güçlü trafolar kullanılması gerekir. Harmoniklerin ortadan kaldırılması ile kullanılacak trafoların güçleri düşer, dolayısıyla boyutları küçülür ve kablo kesitleri azalır. Sonuç olarak, enerji üretim ve iletimi için gereken yatırım ile bakım maliyetleri azalır. Bilindiği gibi, voltaj dalgalanmaları kullanılan elektrikli aletlerin ömrünü olumsuz etkilemektedir.Güç faktörü düzeltilmiş ekipmanlar, şebekedeki voltaj dalgalanmalarını azaltır ve kullanılan enerjinin kalitesini arttırır. Fakat hepsinden önemlisi, yukarıdaki tablonun işaret ettiği gibi, aynı işi yapmak için, PFC teknolojisi kullanılan makinenin şebekeden daha az güç çekeceğidir. Yani, hem tüketicinin ödeyeceği enerji faturası “hafifleyecek”, hem de reaktif güç çok az olduğu için daha az enerji tüketilecektir. Sonuçta PFC teknolojisine sahip makineler çevreye duyarlı, doğa dostu, daha “yeşil” makinelerdir.

Harita

Sosyal Profiller